| 01 Nisan 2009
Bir seçimi daha geride bıraktık. Ne diyelim vatana millete hayırlı olsun. Beldemizde umarız ki hayırlı hizmetlere vesile olur. Dileğimiz taraflar, kişiler arasında particilik yüzünden yaşanan kavgalar küskünlükler yerini barışa kardeşliğe bırakır. Olması gereken de budur. Nihayet seçimler yapıldı ve sonuçlar belli oldu. Kazanan taraf sevinecek kaybeden taraf da üzülecek tabiatıyla. Kaybeden taraf sonucun karamsarlığı içerisinde karşı tarafa olan güvensizliğini dile getiriyor. Açıkçası bu konuda herkesin hizmet açısından ileriye dönük fazla bir umutları yoktur. Böyle gelmiş böyle gidecek anlayışı hâkim şimdi. Bu konuyu aramızda hep tartışa dururuz. Belki de önümüzdeki beş yılı da bu şekilde birbirimizi çekiştireceğiz, Hatta bazılarımız da ''ha bak ben size dememiş miydim bu adam hizmet etmez diye'' ile başlayan eleştirilerimizi haklı çıkarmak için ya yapılacak hizmetler konusunda elimizi çekip işi yapamasın diye işine köstek olacağız belki. Ya da köşemize çekilip bir sonraki seçimi bekleyeceğiz. Ama hepimiz köyün menfaatini düşündüğümüzü hep iddia ederiz. Aramızdaki bu olumsuz muhalefet anlayışı memleketimizin geri kalmasına neden olmuştur. Beldemizin hali belli. İhtiyaçları da belli. Eskiden yapılan hatalar, yapılması gerekip de yapılmayanlar belli. Her şey bitti mi şimdi. Bence her şey bundan sonra başladı ve de başlamalı. Zararın neresinden dönülürse kardır hesabı. Bence bir yerden başlamanın tam zamanı şimdi. Bu konuda tabi ki beldedeki iktidara çok iş düşüyor ama burada her şeyi de iktidardan beklemek de yanlıştır. Bu köy hepimizin. Kalkındırmak da hepimizin görevidir. Köy hepimizin içinde beraberce yaşadığı ortak bir evimiz gibidir.Ev ahalisi, ev reisine güvenecek ona inanacak, işlerinde ona yardımcı olacak, sorun çıkaran değil çözüm üreten olacak, ev reisinin düştüğü yerde de onu kaldırmaktan kaçınmayacak. Yani eğriliğini gördüğünde uygun yollarla düzeltmeyi bilecektir. Ev reisinin bütün bunlar karşısında başta ahaliyi önemsediğini gösterecek, istek ve ihtiyaçlarını dikkate alıp gerekeni yapacak ve ahalinin düzeltmeye yönelik tutumlarına uygun dönütler verecektir. Mikro anlamda anlattığım aile içi görev ve sorumlulukları makro anlamda düşünüp bunu toplum hayatında ya da en azından belde yönetimi anlayışında uygulanırsa inanın aşılmayacak engel, ulaşılmayacak hedef kalmazdı. Ortak yaşam sahasında başta güven ve sevgi olmalıdır. Huzur ve güvenin hâkim olmadığı yerde gelişmenin de olamayacağı kesindir. Birlik ve dayanışma olmalıdır. Taşlar sırt sırta vermese onlardan ne han olur ne hamam. Ferdi yapılacak işler sınırlıdır.
Toplam kalite olayı çok önemlidir. Yani bir işte payı olan her bireyin her elemanın kaliteli olmasını kastediyorum. Bu sayede görevdeşlik yakalanır ki önünde duran duvar bile olsa ya yıkılır ya da yol verir. İhlâs olmalıdır. Yani niyetin hıyanetten pak, saf ve berrak olmasıdır. Amaç hakkı ve halkı razı etmek olursa zaten insan durmak bilmez yola devam eder. Bu söylediklerimi bazı arkadaşlarımız ulaşılması güç ütopya olarak algılayabilir. Ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Şu anın beldemizin görünen mevcut şartlarında bu imkânsız gibi görünebilir, ama durum ne olursa olsun, yine de bir yerden başlamak gerektiğini düşünüyorum. Biz ki birincil ilişkilerin hâkim olduğu, çok eskiden beri aynı havayı soluyan aynı sevinçleri, aynı hüzünleri paylaşan bireylerin olduğu küçük bir beldeden bahsediyor isek bunun gerçekleşmesi sizce zor olur mu? Bu sorumluluk seçimden seçime belediye başkanınızı oyla seçmekle bitmez. Ya da birilerini her daim çekiştirmekle de düzelmez. Biraz da elimizi taşın altında sokmalıyız.
Bu işte benim görevim nedir diyerek hizmet yollarını aramalıyız. En önemli iş olumlu ve aktif bir muhalefet kurmaktır. İyi bir hizmete iyi bir muhalefet etmen olabilir. Böylece iktidarı elinde bulunduran kişi muhalefetin nefesini ensesinde hissederse her zaman kendine çeki düzen verecektir. Seçimi kaybedenler belediye yönetme görevini kaybetmiş olabilir ama belde hepimizindir. Onu kimseye kaptırmış değiller. Hizmet parolasıyla seçime girenler amaç hizmet ise buyurun diyorum. Hizmet yapmanın bir sürü yolu var. Bence önümüzdeki seçimlere ben varım diyen bir adayın şimdiden kadrosunu kurup etkinliğini hissettirmesi çok önemlidir. Seçimlere bir iki ay kala siyaset yapılmaz.

| < Önceki | Sonraki > |
|---|










