19 Ocak 2009
Şacara= ağaç
Şabta= çarpma, darbe
Şafra= jilet
Şahır= ay (zaman)
Şahota = Taşlara şekil vermek için kullanılan keskinin taraklı tarafı
Şahrıl ‘esel= balayı
Şahriyye = aylık
Şaxır= bineklerin üstüne koparılan ekinleri dizerek yüklemeye yarayan bir araç
Şaxs= şahıs, kişi
Şaxta=çizgi
Şaxtora= gemi
Şa’ır= kısa saç
Şalpa= eşarp
Şar= şer, kötülük
Şaraf= şeref
Şarbê= küçük testi
Şarêt= kaset
Şarêyt= kablo
Şar’ = Şer’en
Şariy = Satın alma
Şariy’a= şeriat
Şarmota= kahpe
Şarşora= idrar
Şart= bahis
Şarta= bezden bağ, çaput
Şatır= zeki, uyanık
Şatfê= nezle
Şavra= nasihat
Şavt = bölüm
Şavta= yanma, sızlama
Şaytane= 1.şeytanlık 2. Zekice yapılan yaramazlık
Şeb= genç
Şebe’= tokluk
Şebekê= 1. Üstü açık bahçe kapısı 2. Örgüt
Şeddê=1. ilmik, bağ 2. Sargı
Şedid= şiddetli, zor
Şefe= şifa
Şefe’e = şefaat
Şefı’i= şafii
Şefqe= şapka
Şêhdê= mezar taşı
Şêhıd= şahit
Şehiyd= şehit
Şeĥmê= iç yağ
Şeĥmıt il ‘eyn= göz akı
Şehvê= şehvet
Şêx= şeyh
Şêxo salabo= çocuklara, kuyuya yaklaşmamaları için, kuyuda olduğu söylenen yaratık
Şe’b= halk
Şe’fê= saç
Şe’fıt ıl ‘ecuvz= papatyaya benzer şifalı bir ot
Şe’ır = şair
Şe’iyl= yakmak
Şeğlê= meşgale, uğraş, iş
Şeğiyl= işçi
Şeq= 1.dal 2. Yarık
Şeq’= fırlatma
Şeqqoqe= armut
Şequl bequl= ortaklaşa arada bir şeyi taşıma
Şeqo’= Taş atmaya yarayan bez parçası
Şek= şüphe
Şekukê= çatal
Şekvê= şikâyet
Şequl= çekül
Şelĥe= kadınların içgiysisi, atlet
Şelliynê= çimen, ot
Şelşê= panik
Şeluş= panikleyen
Şemê= (vücuttaki) ben
Şem’e= mum
Şemburek= İçi kıyma harçlı, kapalı yapılan gözlemeye benzer bir yiyecek
Şemıt ınnebi= Uğurböceği
Şemsiyyê= şemsiye
Şenq= asmak, idam etmek
Şêri= alıcı
Şerik= ortak
Şerq= doğu
Şerneqe= burun deliği
Şeş= Sarık
Şeş= Yanlış bilmek
Şetım= sövmek, küfür
Şetlê= fidan
Şevbê= nezle, grip
Şevbek= oklava
Şevq= ışık, şavk
Şevk = diken veya dikenli çalı
Şevkê=1. Kazımak ve taşlara şekil vermek için kullanılan keski 2.çatal
Şevl = düzlük arazi
Şevi= közde pişirme
Şeytan= şeytan
Şıbeb= gençler, delikanlılar
Şıbır= karış
Şıbbek= pencere
Şıce’ê= şecaat
Şıddên= bağlamak
Şıfe’e= şefaat
Şıffê= dudak
Şığıl= iş
Şıhedê= şehadet
Şıĥĥata= terlik
Şıĥnên= göndermek, sürmek
Şıhra= şöhret
Şıxrên= horlamak
Şıqfê= bir parça
Şıq’ên = fırlatma
Şıqqe= halı
Şıqlên= taşımak
Şıkevê= şikâyet
Şıkıl=şekil
Şıkır = şükür
Şı’lên= yakmak
Şı’rayê= kıl
Şıl= dik (terzi)
Şılĥên= soyunmak
Şıllên= dikmek
Şımmên= koklamak
Şımel= kuzey
Şıms= güneş
Şımmemê= avuca sığabilecek büyüklükte güzel koku veren kavuna benzer meyve
Şınunu= azıcık
Şırara= azıcık
Şırb= içmek
Şırab= şarap
Şıraşit= püsküller
Şırfê= yeni evliye, ev alan kişiye v b. hayırlı olsuna gitme
Şırk= 1.ortaklık, 2. ortak koşarak küfür
Şırkê= şirket
Şırrab= içen, içkili
Şırval= şalvar
Şıryen= damarlar
Şıtê= 1.kış, yağışlı mevsim, 2. Yağmur yağması
Şıtfên= yerleri yıkamak
Şıtvi= kışlık (eşya)
Şi= bişey
Şiqıt= hiçbir şey
Şil= çek, çekil
Şi la’rıf= bildiğim kadarıyla
Şiy’e= Şia, şiilik
Şorba= çorba
Şorbıt rız= sütlaç
Şorızbaĥ= Çavuşlu Beldesi (Midyat )
Şuşeyê= şişe
Şuvêrıb= bıyık kılları

| < Önceki | Sonraki > |
|---|







