18 Ocak 2009
KEF ARAPÇADAKİ ‘KEF’ HARFİ (İNCE OKUNUŞLU) İLE BAŞLAYAN KELİMELER
Kafır= kâfir
Kafarĥuvar = Gelinkaya Beldesi (Midyat)
Kafar’ılleb= Yolbaşı Beldesi (Midyat)
Kahrab= kehribar
Kahraba= elektrik
Kahrabiyyê= tüplü ışıldak
Kamira= kamera, fotoğraf makinası
Karam= kerem, cömertlik
Karm= bağ
Karmê= asma
Karra= kere
Karrat= kimi zaman, bazen
Kartlıx= bir daha
Kaŝra= çokluk
Kebbi= eğil
Kedi= uysal
Ke’b= topuk
Ke’kê= çocuklar için yapılan simit büyüklüğünde küçücük ekmek
Kêf= nasıl
Kef= 1.Eldiven, tokat 2. Bükme
Keffiyyê= başörtüsü
Kefiyl= kefil
Kejjê= kızıl bir keçi türü
Kef= Büyükçe kaya
Kefen= kefen
Kelb= köpek
Kelbuniyyê= Aşırı cimrilik, varyemezlik
Kele= Zira, çünkü
Keleb= kudurmak, azmak
Kelson= kilot
Kem= kaç, ne kadar
Keme= gibi
Keme ba’žu = aynı, tıpkısı
Kêmıl= tamamlanmış
Ken= idi ( havnakken= orda idi)
Kenun= Eskiden odanın bir köşesine yapılan banyo yeri
Kenzê= kazak
Kêr = yetecek kadar
Kerburan = Dargeçit İlçesi ( Mardin )
Ker’uvb= ayak
Kerş= yıkılma
Kerton= karton
Kervê= kira
Kesê= kâse
Kesel= üşenme, tembellik
Kêsıb= kazançlı
Kesır= 1.kırmak, 2.sapma
Kesiyre= sakat
Kesre= 1.esre 2. kırık
Kesuvl= üşengeç, tembel, çalışmaktan kaçan
Keşf= keşif
Keşşe= papaz
Keşşê= 1.yığıntı ( çokluk belirtir) 2. bir tutam uzunca saç
Ket = -idi ( ketce = gelmişti )
Ketıb= kâtip
Keviy= bükmek, ütülemek
Kevkeb= yıldız
Kevkelê= dağlarda, tarlalarda özellikle gölgeden korunmak için taşlardan harçsız kubbemsi şekilde örülen küçük barınak
Kevmê= küme, yığın
Kevn = âlem
Keyf= keyif
Keykun= eğer( öyle olsaydı)
Keylê= ölçü, ölçü aleti
Keys= taraf(a), yöne
Kıb=at
Kıbara= büyüklenmek, kibir
Kıbayır= büyük günahlar
Kıbenê= aşçı, ev işleri mesulü
Kıbbê= yumak
Kıbbên= atmak
Kıbbeyê= bardak
Kıdo= yazık, zavallı
Kıfır= 1.dinden çıkma, 2.kâfirler
Kıffar= kâfirler
Kıffara= kefaret
Kıflê= aile fertleri
Kıfriyyê = küfür, imansızlık
Kıx= (çocuk dilinde )pis
Kıĥıl=sürme
Kıĥli= lacivert
Kıl= ye
Kılbıten= kerpeten
Kılem= söz
Kıll= bütün, her
Kıllu= hepsi, bütün
Kıllu fı kıllu= hepsi hepsi
Kılmê= kelime, söz
Kıls=kireç
Kılvê= böbrek
Kılyevm= Hergün
Kımmê= Takke, şapka, bere vb.
Kındêrip= Söğütlü Beldesi (Midyat )
Kınnê= gelin
Kınnevb=her zaman
Kıraha= maskaralık
Kıramê= keramet
Kırb= sıcaklık (olan yer)
Kırdi= Kürt
Kırıh=1. Sevimsiz 2. şakacı, şaklabanlık yapan
Kırhên= sevmemek, hoşlanmamak
Kırrên= (dokuma ürünleri )sökülmek
Kırsıben= Asma ağacının yakacak olarak kullanılan kurumuş dalları
Kısbên= kazanmak
Kısdên= besinleri turşu, salamura vb. yöntemlerle saklamak
Kısvê= nevresim, mitil, özellikle yorgan için kılıf
Kışfen= açmak, örtüyü kaldırmak
Kışın= burçak
Kıtebê= yazı
Kıtêli=( haşlanmış ) içli köfte
Kıtfên= dikmek, dikiş
Kıtıf= omuz
Kıtlê= kitle
Kıttê=( öksürene söylenir)
Kıttên= susuzluktan ağzın kuruması
Kıttenê= keten, sargı bezi
Kıves= güzellik
Kıvyên= ütülemek
Kızbara= kişniş
Kıžê= böyle
Kix = bir kuş çeşidi
Kiylên= ölçmek
Kiylo= kilo
Kiys= torba, poşet, çuval
Kliyçe = adet üzeri merhumun ruhuna hayra dağıtılan sütlü, şekerli ekmek
Koçer= göçebe
Kofê = kulübe, barınak
Kox= kümes
Kolonya= kolonya
Komırê= kömür
Konê= çadır
Ko-pen-yo= ebeyi seçmek için elleri üst üste koyarak kul. söz (ay- may- kumay)
Kor= ateş ocağı
Kun= eğer
Kura= top, küre
Kurki= göz kapaklarında oluşan sivilce, hastalık
Kursi= sandalye
Kut= (-miş ) başkasından duyma anlamı katan ön ek (kut ce = gelmiş)

| < Önceki | Sonraki > |
|---|










