04 Haziran 2009
Seni bekledik
Gözden düştüğümüz o ilk sürgünden beri gözlerimiz gökyüzünde hep bir şeyler aradı. Nafile; ayet inmedi şehre… manastırın serin taşlarına yasladık bedenimizi her birimiz şarabın ve ekmeğin kokusuyla bihoş. Mayhoş bir kahkaha attı aramızdan biri. Alacakaranlıkta şarap günahlarımızı kırmızıya boyadı, sarılık rengine büründük. Bilginlerimiz yıldızlardan haber sordular, senin gelişine bir tarih koymak için.
Elohi elohi ne kadar hazin
Ayrılık ne kadar hazin
Seni bekledik
Ne halimiz varsa gördük. Çağlar geçti üstümüzden, gelişini müjdeleyecek kısrakların ritmik nal seslerini, kulaklarımıza çalacak rüzgarın esiş yönünde başımız önümüzde. Radyolardan haberler okundu ve coğrafyamızda akan kanlar odalarımızın duvarlarına sıçradı. Gökyüzünden çocuk parçaları yağdı, kızıl bebekler yağdı gökyüzünden, kızılca kıyamet yağdı. Demirden kuşlarla uçtular göğümüzde…
Uzak karanlıklardan yıldırımlar eşliğinde gelen, tozu dumana katan kalabalık ordular çiğnedi bedenlerimizi, topraklarımız bölündü. Düşlerimiz kadınların ağıtlarıyla çocukların çığlıklarıyla kabuslara dönüştü. Sularımız kirletildi, nesil kirletildi, ruhlarımız kirletildi. ormanlarımız yakıldı, umutlarımız yakıldı. Sultanlar, imparatorlar ve nice nabukadnezarlar asık suratları, ellerinde kırbaçlarıyla hüküm sürdüler senin yokluğunda. Kardeşlerimizle aramıza kalın ve yüksek duvarlar, duvarların üstüne dikenli teller ördüler. Atalarımızın başı dik geçtiği nehirlerden bir daha geçemedik. Ellerin iline bahar geldi kaç kere, bizler hazin ezgiler eşliğinde uzun bir bekleyişten başka bir şey bulamadığımız bu topraklarda bakışlarımız yorgun, gözlerimiz yaşlı, senin aşkına bulandık.Bileklerimizi kestik, sana kurbanlar adadık….
Memesinden kan gelen bir kadın çocuğunu emzirdi. Kudüs'te, Bağdatta, Buhara da, Şam da, Semerkant’ta, Kahire’de, Diyarbekir’de bebekler ağladı kulakları tıkalı bir dünyaya. O sırada insanlar günün hangi vaktinde yaşadıklarını anlamak için saatlerini ayarlıyordu. Çocuklar gözyaşı döktü bu tanrısız dünyada yaşayanlara. Çocukları kimse anlamadı senin yokluğunda, çocukların gözlerine kimse bakamadı.
Seni bekledik
Beklemekten usanmadık.
Varsın çok manidar bulsun birileri halimizi.
Sensiz bir dünyaya aşina olamadık
Sensiz doğan her gün çok dokunaklı.
Var olamadık, yok olamadık.
Tek başınayız acılıyız firkatinle seneler eskittik.
Hasretle özlemle bekledik
Bekleyiş bir yazı olmuş alnımıza.
Seni bekliyoruz en kuytu vakitlerde
Seni bu kimsesizler mezarlığında.

| < Önceki |
|---|







