02 Aralık 2008
Dırmalanın geçmişi geleneklerimizde çok eskilere dayanır. Eskiden buzdolaplarının olmayışı, etin toplu halde muhafaza edilme ihtiyacı dırmalanın ortaya çıkış sebeplerindendir. Ama şunu da ifade edelim ki günümüzde buzdolapları o kadar yaygın olmasına rağmen halen bu geleneğin devam ettirilmesi dırmala etinin lezzetinin doyumsuzluğundan ve bu geleneğin kültürümüzde iyice kökleşmesinden kaynaklanıyor.
Özenle beslenerek istenen kıvama gelen besili bir hayvan, havanın soğumasıyla birlikte kesilir. Parçalanan et tuzlanarak çeşitli kaplarda saklanır. Kışın soğuk aylarından yaz aylarına kadar et ihtiyacı buradan karşılanır.Dırmala eti pişirilmeden önce beş on saat suda bekletilerek tuzunun çözulmesi sağlanır. Oldukça farklı ve lezzetli bir tadı vardır. Eskiden çok yaygın olan bu beslenme geleneği zamanımızda yavaş yavaş terk edilir oldu. Köyümüzde her evde mutlaka dırmalalık hazırlığı olurdu. Koylü ya elindeki hayvanlardan birini dermalaya ayırır ya da yılın yaz aylarında ilçenin meşhur hayvan pazarı olan arasaya iner ordan dırmalalık hayvan alır. Aylarca dırmalalık olan hayvan semiz olması için özel beslenir. Nihayet kasım ayı gelince dermalayı boğazlama vakti gelir. Bu ay bütün ev ahalisi için oldukça keyifli geçerdi. Çünkü harman, et harmanıdır.yılın en bol besini bu günlerde ettir. Bugünler çocuklar için bayram günlerinden farksızdır. Bütün çocuklar boğazlanmış hayvanın başında üşüşürler, kendi paylarına düşecek böbrek, dalak, veya bir et parçasının yolunu gözlerler. Sobaların kurulduğu ilk günlerdir. Bazen sobaların üstünde dırmala gününe has, et kavurma pişirilir. Bazen sobadaki odun közlerinde cızbız yapılır.
İsmail Serhan

| < Önceki | Sonraki > |
|---|







