JA slide show
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

 

Çok Kıymetli Sultanım

Saygılarımı sunarak başlıyorum mektubuma. Önceki mektupta birinci kaynağımız olan Kur'an-ı Kerim'in insanın, ailenin ve de toplumun hem  huzurunu sağlayan cihanşumul ilkeler ihtiva ettiğini belirtmiştim. Bu mektupta, söz konusu kaidelerin birkaçından bahsetmeye çalışacağım.

Sultanım, bu kitap, öncelikle kendimizi tanımamızı sağlıyor. ‘Bilmem ki, bu dünyaya ben niye geldim’, ‘Ben kimim’ diye soranlara ya da ‘Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum.’ diye dövünerek dize yazanlara  Kur’an-ı Kerim, net olarak cevap vermektedir:

Kur'an-ı Kerim ayrıca, gerçek yaratıcıyı tanıtarak insan zihnini berraklaştırmakta ve  yanlış yollara düşmesinin önüne geçmektedir:

Allah birdir, şeriki yoktur. (el-İhlas 1-3'ten)

Her şeyi yaratandır. (el-İsra 99'dan)

O, hiç bir şeye benzemez. (eş-Şura 11'den)

Bu kitap, insanoğlunu en çok düşündüren ‘ölüm sonrası hayat’ konusunda da açık bilgiler sunmaktadır. Böylece, insanın en önemli sorusuna ‘Ebedi yaşamak mümkün mü?’ ya da en önemli dileğine  ‘Yok olmak istemiyorum’ cevap verilmiş oluyor:

İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar.(ed-Duhan 56'dan)

O, ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır, ölümünden sonra da yeri diriltir. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız. (Rum Suresi, 19)

Bu son ilahi kitap, insanoğluna  üstün bir  karaktere sahip olmanın yollarını göstermektedir:

Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. (en-Nisa 58’den)

Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler ve  insanları affedenlerdir. Allah, iyilik edenleri sever.(Al-i İmran 134)

Ve Rahmân'ın kulları yeryüzünde tevazuyla yürür. Ve onlara cahiller hitap ettiği (lâf attığı) zaman “selâm” derler. (El-Furkan 63)

Muhakkak ki Allah, adaletli olmayı ve ihsanı ve akrabalara vermeyi emreder. Ve fuhuştan, münkerden (Allah'ın yasakladığı şeylerden) ve azgınlıktan (hakka tecavüzden) sizi nehyeder. Böylece umulur ki siz, tezekkür edersiniz diye size öğüt veriyor. (en-Nahl 90)

Kim Allah'a güzel bir borç verirse, o taktirde, o (verdiği) kendisine kat kat çoğaltılarak ödenir. (el-Bakara 245’ten)

Ve Allah'a kul olun. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ve ana-babaya, akrabaya, yetimlere, miskinlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa (eşlere), yolda kalmışa ve elinizin altında sahip olduklarınıza (köleye, cariyeye, işçilere) ihsanla davranın. Muhakkak ki Allah, kibirli olan ve övünen kimseleri sevmez. (en-Nisa 36)

Ve onlardan önce (Medine'yi) yurt edinmiş olup kalplerinde îmân yerleşmiş olanlar, kendilerine hicret eden kimseleri severler. Ve onlara verilenlerden (dağıtılan ganimetlerden) dolayı, kendileri onlara muhtaç olsa bile, gönüllerinde bir hacet (kaygı, haset) bulunmaz. Ve onları kendi nefslerine tercih ederler (üstün tutarlar). Ve kim nefsini cimrilikten korursa, o taktirde işte onlar, onlar felâha  erenlerdir. (el-Haşr 9)

Ey iman edenler, Allah'a karşı takva sahibi olun ve doğru söz söyleyin! (el-Ahzap 70)

Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler;

Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;

Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler (El-Mü’minun 3.5.8)

Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.   (en-Nisa 19)

Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! (el-Bakara 258’den)

Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerinden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın." (Hud 85)

Hasene (iyilik) ve seyyie (kötülük), müsavi (eşit) değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur. (Fussilet 34)

Ve insan için, çalışmasından başka bir şey yoktur. (En-Necm 39)

Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz (hakiki îmânı yansıtan) Birr  değildir. Lâkin birr, kişinin, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitab'a ve peygamberlere îmân etmesi ve sevdiği maldan, akrabalara  yetimlere, miskinlere, yolda kalmış yolculara, isteyen (muhtaçlara), köle ve (kurtulmaları için) esirlere vermesi ve namazı kılması, zekâtı vermesidir. Ve (Allah'a ve insanlara) ahd verdikleri zaman ahdlerine vefa edenler, zorlukta ve darlıkta ve şiddetli savaş halinde sabredenler, işte onlar sadık olanlardır. İşte onlar takva sahibi olanlardır. (el-Bakara 177)

Ey iman edenler! Sabredin ve sabır sahibi olun! (Al-i İmran 200’den)

Sultanım  Kur'an-ı Kerim, insanı mutsuzluğa sevk eden, aileleri dağıtan ve toplumları ifsad eden bir takım yanlış davranış ve düşüncelere de dikkatleri çekmektedir:

Yoksa onlar, Allah'ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara hased mi ediyorlar? Oysa İbrahim soyuna Kitab'ı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik. (En-Nisa 54)

Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara gösteriş için sarfedenler de (ahirette azaba dûçâr olurlar). Şeytan bir kimseye arkadaş olursa, ne kötü bir arkadaştır o! (En-Nisa38)

Kendilerine hıyanet edenleri savunma; çünkü Allah hainliği meslek edinmiş günahkârları sevmez. (En-Nisa 107)

Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şâhidlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.  (En-Nisa 135)

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz. (el-Bakara 219)

Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! (el-Bakara 258’den)

Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerinden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın." (Hud 85)

Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele. (et-Tevbe 34’ten)

Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.(el-İsra 23)

Yeryüzünde böbürlenerek yürüme; çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne dağlara boyca ulaşabilirsin(el-İsra 37)

Zinaya yaklaşmayın, gerçekten o, 'çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur. (el-İsra 32)

Ey iman edenler, evlerinizden başka evlere, yakınlık kurup (izin almadan)ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır; umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz. (en-Nur 27)
Yanlışlık dışında bir mü'min, bir başka mü'mini öldüremez. (En-Nisa 92’den)
Kim bir mü'mini kasıtlı olarak öldürürse onun cezası içinde sürekli kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve kendisi için büyük bir azap hazırlamıştır. (En-Nisa 93)

Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler;

Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;

Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler (El-Mü’minun 3.5.8)

İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.(Eş-Şuara 183)

Arkadan çekiştirmeyi ve kaş-gözle alay etmeyi alışkanlık haline getirenlerin hepsinin vay haline! (El-Hümeze 1)

Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Muhakkak ki bazı zanlar günahtır. Ve tecessüs etmeyin (merak edip insanların hatalarını araştırmayın). Sizin bir kısmınız diğerlerinin dedikodusunu yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Ve Allah'a karşı takva sahibi olunuz. Muhakkak ki Allah, tövbeleri kabul eden ve Rahîm olandır. (El-Hucurat 12)

İsraf (ziyan) etmeyin. Muhakkak ki; O, müsrifleri (israf edenleri) sevmez. (El-En’am 141’den)

Ey iman edenler! Ancak şarap, kumar, (tapınmak için konulan) dikili taşlar (putlar) ve fal okları, şeytanın işlerinden pis şeylerdir. Artık bunlardan kaçının. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz. (El-Maide 90)

Ve birbirinizin mallarınızı aranızda bâtıl ile (haksızlıkla) yemeyin.Ve insanların mallarından bir kısmını, bildiğiniz halde günahla yemeniz için, onu hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin. (El-Bakara 188)

Sultanım özetle bu Kitap, insanın önemli bir varlık olduğunu; bu değerli varlığın kısacık bir zaman dilimi ile sınırlı olmayıp ebede namzet olduğunu; Yüce Yaratıcısını tanıyıp, kulluğunu idrak ettiği oranda karşılık göreceğini belirtmekle beraber,  yaşadığı dünya hayatında  huzurlu olmasının temel ölçülerini  de ortaya koymaktadır.

Böyle bir kitaba sahip olmak ne büyük bir nimet ve böyle bir kaynağı rehber edinmek ne büyük bir saadet. Onun yaşadığı ortamlarda adalet, yardımlaşma, affetme, tevazu, fedakarlık diğergamlık, doğruluk, iyilik, ahde vefa, sabır, iffet… gibi kavramlar neşvü nema bulurken;  onun hayata hakim olduğu mekanlarda haset, kin öfke, riya hıyanet, fesat, cinayet, zina, kumar içki, şımarıklık, kibir, ihtikar, anne-babaya isyan, komşularla geçimsizlik, bozgunculuk, su-i zan, tecessüs, gıybet, israf, haddi aşma, rüşvet, hakka tecavüz, hile, zülüm, yalan, iftira, hukuksuzluk…gibi her türlü olumsuzluk kaçacak delik arar.

Tarih, ‘Asr-ı Saadet’ ünvanını;  Farabi de, ‘El-Medinetül Fazıla’nın ilhamını bu olgudan almış Sultanım. Başka söze hacet mi var?

Benim bu ilkelerle aramdaki mesafeyi merak ediyorsun.  Bazen kendimi, ‘Atik Valde’den İnen Sokakta’ Yahya Kemal Beyatlı gibi hissediyorum Haşmetlim. İki de bir ‘Duanı eksik etme!’ dememin bir sebebi de bu Sultanım…

Başka bir mektupta buluşuncaya kadar hoşça kal.

 

İbrahim İŞLER


Yorumlar (2)Add Comment
0
yılmaz iş
Mayıs 27, 2010
81.213.135.14
...

bu güzel yazılarınız için allah razı olsun bir başka yazınızı sabırsızlıkla bekliyorum

0
iman
Temmuz 10, 2010
88.229.108.171
...

kalemınıze saglık rabbım her daım yol gosteren rehberlerı yanıbasımızdan ayırmasın

Yorum yaz
 
  daha küçük | daha büyük
 

busy