15.jpg

Kinderip - Söğütlü Beldesi

Sitemizin kapatılacağını duyurmamızdan sonra gelen yoğun talepler üzerine sitemizi kapatmaktan vazgeçmiş bulunuyoruz. Bu kararın hayırlı olacağını umar , teşekkür ediyoruz.

 

Site Yönetim Ekibi

 

Beldemiz Gubetçilerinden Şükrü Kılıç' ın ( Beyt Şı3bo ) eşi Şerife Kılıç 17.12.2009 Almanya da vefât etmiştir. Merhumenin Cenazesi Kinderipte defnedilmiştir. Merhumeye Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

 

Kışın sert ve soğuk günlerinin köy sakinleri için özel bir yeri vardır. Karınca misali kış mevsimine kadar harıl harıl çalışırlardı. Baharda çift sürme, bağ budama ,ot toplama (ıyede, heşiş), yazda hasat hayvanları otlatma, harman kaldırma daha sonra da kuru üzüm, pestil yapımı derken yorucu geçen günlerin karşılığında köylü için artık sefa sürme vakti gelip çatmıştır.


Beldemizden Şehmus 3ârfé ( Bora ) 10.12.2009 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kendisine Allahtan rahmet yakınlarına sabırlar diliyoruz.

Not: Taziyesi Ali Begé'nin yanındaki alanda yapılmaktadır.

 

Beldemizden İbrahim Sülo ( Karatay ) 09.12.2009 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allahtan rahmet yakınlarına Sabr-ı Cemil diliyoruz.

Not : Taziyesi Beytıl Hecci Taziyevinde yapılmaktadır.

Saygıdeğer Sultanım,

Mektubuma selam ve dua ile başlıyorum. Halimi soruyorsun; hamd olsun, maddi yönden herhangi bir sıkıntım yok. Kimseye borçlu değilim. Sağlığım yerinde ve soframda da hayatımı idame ettirecek çeşit çeşit nimetler bulunabiliyor. Daha ne isteyeyim? Çok değil, 50-60 yıl önce anne ve babalarımızın bir avuç arpa ununa muhtaç oldukları kıtlık günlerinin o hazin öykülerini hatırlayınca, hep ‘çok şükür’ diyorum.

Sultanım, maddi meseleler gündeme geldiğinde genelde benden daha aşağıda yer alanlara bakar ve kendi halimi değerlendirmeye çalışırım. Bir ayağı olmayan birisinin yanında, ayakkabılarının eskiliğinden şikayet eden bir kişi nankörlük etmiş olmaz mı sence? Ya ne güzel söylemiş söz sultanları, ‘Kanaat tükenmez bir hazinedir.’ diye. Kanaat sözcüğünü, çalışmadan tembel tembel oturma ve hep başkasının eline bakma şeklinde anlamamak gerekir tabii ki.

 

Kasım ayının başı palamut(ballot)un olgunlaştığı tatlı hale geldiği zamalardır. Ülkemizin bazı kesimlerinde kestane gibi palamutta bölgemizin vazgeçilmez meyvelerinden bir tanesidir. Eskiden köylünün kestane almaya güç yetiremediği zamanlarda palamut bu ihtiyacı fazlasıyla karşılardı.

Kıymetli Sultanım, biliyorum ‘ölen ile ölünmez’ ancak;  ölen şahıs hayatımızda çok önemli bir yere sahip ise, acısı-hatırası kolay kolay unutulmuyor; önümüze her geldiğinde ruhumuz çekiliyor gibi bir hal yaşıyoruz. Çevremizdeki her ölüm hadisesinde ya da onunla ilgili her cümlede,  o önemli şahsiyet sanki yanı başımızdaymış gibi duygularımızda canlanıyor.  Ardından tarifi imkansız bir hüzün sarıyor dört bir yanımızı. Ve “Hey gidi  günler! Geri gelmesi muhal olan o güzel günler!” sözleri dökülüyor beynimizin damarlarından.

 

Kıymetli Sultanım;
Selamların en güzeli, en ekmeli ve de en yararlı olanı ile selamlıyorum seni ve maiyetindeki bütün insanları.Mektubu bu kadar geciktirmek istemezdim ancak; o iş bu iş derken bir türlü fırsatım -zamanı kastetmiyorum- olmadı. Hakkını helal et.
Geciken bu mektupta, sana O'nun gül rayihalı sözlerinden bir demet sunmaya çalışacağım. O'nun sözleri bambaşkadır Haşmetlim. Söyleyeceğim bir iddia değildir; hakikatin ta kendisidir: O'nun kadar "varlık" adına faydalı söz söyleyen olmamıştır. O, söylediğini yaşamış ve yaşadığını konuşmuştur. Başka hiç bir insanın sözleri, bu kadar titiz bir çalışma ile derlenmemiş ve gelecek nesillere aktarılmamıştır. O'nun kutlu sözlerini, rehber edinen fertler aileler ve de toplumlar saadete gark olmuşur.
Sultanım, O'nun sözlerini yazmaya sayfalar dolusu kitaplar yetmez. Ben burada birkaçını aktaracağım. Senin yabancısı olduğun sözler değil ama; tekrar tekrar gündeme getirmekte yarar var. Yazacaklarımı düşünürken, bir an senin hayatın geçti gözlerimin önünden. Ne mutlu sana ki, bu sözlerin gereğini büyük bir gayretle yerine getirmeye çalışıyorsun.