JA slide show

Kinderip - Söğütlü Beldesi

 

ÖN SÖZ YERİNE

Her mektup bir mesaj taşır. Eflatun’un mektuplarında bu mesaj felsefi öğütler içerirken, Seneca’da bir ahlak öğretisi, Son Elçi’de (Necaşi, Mukavkıs, Heraklus , Kisra ) ise gerçek kurtuluşa açık bir daveti taşımaktadır.

Şartlara göre mektuplar, bazen sert bir uyarı (Kanuni Sultan Süleyman-Fransuva), bazen de yol göstermek (Gazali-Selçuklu Sultanı Melikşah) için yazılır.

Bazı mektuplar, inancın üzerindeki perdeleri kaldırır ( İmam-ı Rabbani’den M.Numan’a) , bazıları ise en zor şartlarda dahi davanın ehemmiyetini, düsturlarını, ortaya koyar (Bediüzzaman Said Nursi-Kastamonu Lahikası) ve yeniden dirilişin tohumlarını serper toprağa.

 

28 Şubat ve önceki dönemlerde ağır baskı altında tutulan muhafazakâr kesimin çok şükür en serbest olduğu dönemdeyiz. Bu müsait ortamı değerlendiren birçok cemaatin toplumda daha görünür olmak için yaptıkları çeşitli aktivitelerden en önemlisi şüphesiz kutlu doğum etkinlikleridir. Bu organizasyonlar cemaatlere bir nevi vitrine çıkma olanağı sağlamaktadır. Bu şekilde daha geniş kitlelere ulaşma yolunu bulan cemaatler, -şayan-ı dikkattir- mevlit kandiline gösterdikleri ilginin katbekat fazlasını kutlu doğum etkinliklerine hasrediyorlar. Şüphesiz güzel şeyler oluyor fakat zamanın bize itinasızca yapılan çalışmaların olumsuz semerelerini de göstereceği konusunda kaygılıyım.

Sabahın ilk saatleriydi. Bir sokaktan geçiyordum.  Biraz sonraki yokuş ana caddeye çıkıyordu. Az ilerde cicili elbiseler giymiş on-oniki yaşlarında iki kız çocuğu konuşmalarından halaları olduğunu anladığım bir kadınla konuşuyorlardı. Kadın biraz önce açık bıraktıkları bahçe kapısında duruyor ve onları gitmemeleri konusunda uyarıyordu. İçi dışarıdan görülen bahçenin gölge yerinde bayanların çay sohbetleri için tanzim edildiği anlaşılan bir masa ve sandalyeler duruyordu. Yalnız, yeni olduğu anlaşılan bir dağınıklık vardı. Sandalyeler devrilmiş ve her şey toz toprak içindeydi.  Kızların halaları kızlardan bu dağınıklığı toplamalarını istiyordu. Oldukça varlıklı oldukları şımarıklıklarından iyice anlaşılan kızlar sanki kimseyi duymamış gibi gülüşerek uzaklaştılar. O esnada altı yaşlarında, dudağına ruj sürmüş başka bir kız çocuğu sokağa çıkmış; kendisini beklemeleri için peşlerinden ağlıyordu. Oradan geçerken aklıma ister istemez küçük kızım geldi. Henüz iki yaşını yeni bitirmişti ve ilk çocuk olması nedeniyle oldukça şımartılmıştı.

Sultanım,

En içten duygularımla selamlarımı sunuyorum.  Mektubunda, ‘ Adam gibi adamdır.  Hiç kimseye bilerek yanlışlık yapmaz; dostluğuna doyum olmaz.’  dediğin Ali ile geçenlerde tanıştım ve bir hafta kadar gece gündüz aynı ortamları paylaştık. Tanıştığımız gün Kurban Bayramı’nın arefesi idi. Öğle yemeğinde beraberdik. Yemekten  sonra cebinden bir liste çıkardı. Altı tane isim vardı listede. Dördü kendi mahallesinden komşuları, ikisi ise başka mahalleden akrabasıymış. ‘Bana eşlik etmek istersen, şu aileleri ziyaret etmemiz gerekir.’ dedi. Aileleri bir bir dolaştık ve her bir aileye önceden hazırladığı poşetleri takdim ettik.

Kiminin poşetinde et ve bayram şekeri;  kiminin poşetinde de çocuk elbiseleri vardı. İki ailenin çocuklarına da bayram harçlığı verdi Ali.  Sonradan öğrendim, bu ailelerden birinin babaları iki yıl önce vefat etmiş; birinin babaları alkolik ve aile ile pek ilgilenmiyor; diğer ailelerin ise geçim düzeyleri çok düşükmüş. Bir kutu çikolata takdim ettiği komşu ailelerden biri gayr-i müslim bir aileydi.

Kaç bayram geçirmiştim bugüne kadar hatırlamıyorum ama; bu bayram gibi güzel duyguları hiç yaşamadım. Alvarlı Efe Hazretleri’nin  ‘Bayram O Bayram Olur’ mısrası adeta temessül etti gözlerimin önünde…

 

RİYAD TEZCAN 1

 

 

Riyad Tezcan'ın son bestesi olan Imhellemiyye yıkululne bestesi pek yakında burada olacak!